aşınmış

adj. beaten, detrited, decayed
* * *
corroded (adj.)

Turkish-English dictionary. 2013.

Look at other dictionaries:

  • CARİN — Aşınmış ve eskimiş bez.* Belirsiz yol. * Yılan yavrusu …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • aşıntı — is. Aşınmış yer …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • fersude — sf., esk., Far. fersūde Eskimiş, yıpranmış, aşınmış …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • silik — sf., ği 1) Üstündeki yazı veya çizgiler silinmiş, bozulmuş, aşınmış olan Silik para. Silik yazı. 2) mec. Kendini gösteremeyen, dikkati çekmeyen veya önemli ve belirli olmayan İşte, bu şahsiyetin yanında ötekiler âdeta silik ve sinmiş kalıyordu. R …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yalama — is. 1) Yalamak işi 2) sf. Üzeri düzleşmiş, dişleri aşınmış olan (vida, cıvata vb.) 3) sf. Fırça izleri belli etmeden yapılan (resim) Birleşik Sözler yalama uçuş yalama yazı Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller yalama olmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yenik — 1. sf., ği Savaş veya yarışmada yenilmiş, mağlup Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller yenik düşmek yenik saymak 2. is., ği 1) Bir hayvanın veya böceğin bir şeyi yiyerek onda bıraktığı iz Boynunda pire yenikleri vardı. S. F. Abasıyanık 2) sf. Yenmiş …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yıprak — sf., ğı, hlk. Yıpranmış, aşınmış, eski İç cebindeki meşin cüzdandan çıkardığım, ortasından ikiye bölünmüş yıprak bir sarı kâğıdı uzatıyorum. R. N. Güntekin Birleşik Sözler yıkık yıprak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • NAKBA — Tabanı aşınmış deve …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • PAFERSUD — (Pâ fersud) f. Ayağı incinmiş, aşınmış olan …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • koğzak — gevşek, aşınmış …   Beypazari ağzindan sözcükler

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.